15 Nisan 2010 Perşembe

Elano, Milla, Giovani ...



Coca-Coca tarafından gerçekleştirilen "FIFA Dünya Kupası Turu" için Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen gecedeydim. 'Name Dropping'in kralı bir yazı olacak şimdiden hazır olun.
    İçeri girişte Hakan Artış'la lafladık. O sırada Fırat İşbecer aradı Lig Radyo'ya aldılar. Beşinci ayağı canlı dinleyip biraz ahkam kestim biraz espri yaptım. İçeri girerken TFF Başkanı Mahmut Özgener'le karşılaştık. Sıcak bir kucaklaşma ardından "Nasılsın görüşmeyeli" dedi. "Ben iyiyim de siz nasılsınız?" diye biraz  imalı bir soru sordum. "Çok iyiyim çok" diye güvenli bir yanıt verdi Mahmut Başkan.
   Bu tarz spot ışıklı gecelerde sıcaklık büyük sorun iki dakikada bir dışarı çıktım. Tesadüf bu ya Roger Milla geldi. Efsane Kamerunlu çok yorgun, Galatasaraylı futbolcularla çektirdiği fotodan anlayabilirsiniz. Neyse o akıcı Fransızcamla "Benim kahramanlarından birisiniz. Büyük bir onur sizinle tanışmak" sözleriyle elini sıktım. Şöyle bir gülümsedi Roger.
   Konuşmalardan sonra içeri musiki ekibi girdi. Afrika ritimleriyle içerinin rengini değiştirdi. O sırada yine Roger'yle (Roje okunur) yan yana geldik. Müzik var ya, duyamaz beni diye taslak bir mesaja "Le score derby Fener-Besiktas?" yazdım (ibne yazmadim, yemin ederim!!!). Kulağıma eğilip "Maç nerede? dedi. Cevap veremeden "Puanlar kaçar" diye ekledi. Durumu izah ettim ve skoru verdi. Gazeteden konuşma yasağı olduğu için skoru pazar göreceksiniz!!! 
    Görevi başarıyla tamamladığım için yeniden havaya almaya çıktım. Galatasaray Pazarlama AŞ'nin başarılı genel müdürü Cemal Özgörkey ağabeyle sohbet ettim. Bu tribün protestosu birilerinin başına yakacak. Önden uyarayım...

Olası bir Meksika-Brezilya maçı nasıl biter?

    Galatasaray sohbeti ardından tekrar yukarıya çıktım. Bir anda Giovani ve Elano belirdi. Davet etmişler onları, kankalar da gelmiş. Basın bir anda Roger'yi Dünya Kupası'nı unutup bunların üstüne çullandı. İkili basına çalım atarken Roger'ye denk geldi. Foto muhabirleri de üçlüyü bir araya getirip flaşları patlattı. Gio ve Elano dışarı çıkarken Roger Milla "Kimdi bunlar?" diye bana sordu!
    Galatasaraylı futbolcularla konuşmak lazımdı. Ara başlıktaki soruya centilmenlikten galiba yanıt vermediler. Elano "Ben İngilizce bilmiyorum. Onun İngilizcesi daha iyi derken" Gio "Elano pek düşünmeyi sevmez" diye makara yaptı. Gio daha sonra eliyle "biz" şeklinde işaret yaparak centilmenlik anlaşmasını bozdu! Yalının çıkış kapısına da birlikte yürüdük bu sevimli insanlarla. Farklı araçlarla mekandan uzaklaşmamız ise dikkatlerden kaçmadı!!!

Hiç yorum yok: