25 Mayıs 2010 Salı

Nike reklami Türkler icin cekilseydi

Nike’in son reklam filmini izlemiş olmalısınız. Ben Rooney’li kısma bayıldım. İngiliz yıldızın oyunculuk kabiliyetine şapka çıkarmak lazım. Neyse konuya geleyim, reklamın yönetmeni Alejandro Gonzalez Inarritu, Türkiye’ye gelse neler çekerdi acaba düşünmeden edemiyorum.
Fenerbahçe için fazla kasmaya gerek yok. Trabzonspor maçından anons öncesi ve sonrası olmak üzere iki sahne koy, zaten reklamı kurtardın. Futbolcu olarak, Bursaspor maçının 2-2 bitmediği öğrenildikten sonra omuzlardan aşağıya bırakılan Vederson seçilebilir!
Galatasaray’dan Arda Turan’ın da ‘Geleceğini sen yaz’ temasında bir reklamı yakında ekranlara çıkacak(mış). Büyük ihtimalle Nike’ın ABD temsilcisi Landon Donovan’ınki gibi daha ağır tempolu bir reklam olur. Komik kısmını ben yazayım. Florya Metin Oktay Tesisleri’nin ismi Florya Arda Turan Tesisleri’ne çevrilir (bkz Estadio Cristiano Ronaldo). Gazetelerin başlığı belli: Galatasaray Turan İmparatorluğu! Marsel İlhan’ı veya İpek Şenoğlu’nu az kişi tanıdığı için ancak Hülya Avşar’la masa tenisi oynar!

Sevgili Arda elbette bunun kötü kısmını da izleyecek: Sinem Kobal, son filmi için kırmızı halıdan yürürken sakallı Arda ekranda görünür. “Bir imza alabilir miyim?” der. Korumalar Arda’yı iter, eski milli oyuncu yerlerde... Fonda, Yalın’dan ‘Ah be kardeşim başına ne geldi’...
Beşiktaş’tan birini seçmek gerekirse Rüştü ideal. Aynı, Rooney’nin başarısızlığına sevinen Donovan-Howard ikilisi gibi Rüştü kahvaltı masasına oturur. Gazeteleri keyifli biçimde okurken, alır eline telefonu başlar diğer rakipleri de aramaya!
Trabzonspor’dan da Umut Bulut’u alıyorum. Rooney’nin karavanı misali, takada yaşayan bir Umut görüntüsü aklıma geliyor. Gerçi Şanlıurfa’daki kupa finalini Trabzonspor kaybetse çok da fantezi olmazdı bu durum!
***
İki gündür bu reklamı konuşuyoruz. Dün gece eve geldiğimde Adriano’yla ilgili bir yazı okudum. Dünyanın en iyi forvetlerinden biri başarı-başarısızlık ekseninde değil, kendi geleceğini kendi yazıyor. Bermuda şortu ve ‘takunya’sıyla Rio sokaklarında dolaşıyor. Motoruna atlayıp aşağı mahalleden ekmek almaya gidiyor. Yol üstünde bir kafeye oturup kolasını yudumluyor. Geceleri âlemden âleme koşuyor. Sabah sokakta uyanıyor. İdmanı kaçırıyor. “Sonu belki 49’unda tek başına alkolden giden Garrincha gibi olacak” diyor yazıyı yazan kişi... Haklı ama Adriano da haklı: “Ben bu mahallede herhangi biri gibiyim ve Avrupa’da şaşaalı bir hayat yerine dostlarımla takılmayı seçiyorum.” Bu sözler bazı Brezilyalı oyuncuların ruh hali için açık bir ipucu galiba...

3 yorum:

Mali Selışık dedi ki...

Eline sağlık Bener Abi. Benim aklım bir tek ona çalıştığından belki Kenan Sofuoğlu da gidermiş diyorum.

Bener Onar dedi ki...

Arda Kenan'a Porche'siyle arkadan vuruyor hahahahah

Mali Selışık dedi ki...

Pırpır bi mobiletle evlere servis yapabilir dip noktası olarak. :)