29 Haziran 2010 Salı

Futbola teknoloji girmeli mi?

Frank Lampard’ın sayılmayan golünden sonra aklınıza ilk olarak ne geldi? Ben hemen Wembley 1966’a gittim. Geoff Hurst’ün üst direğe vurup çizgi üstüne düşen şutunu düşündüm. O golün verilmesini sağlayan Azeri yan hakem Tevfik Behramov, gözümün önüne geldi. Sonra 1991 Kadıköy’üne gittim. Şifo Mehmet’in şutunu çizgiden çıkaran Semih’i, kaleci Engin’in televizyoncu Bülend Karpat’a verdiği efsane “Yan hakem bana o.. çocuğu dedi” demecini hatırladım.
Almanya-İngiltere, Arjantin-Meksika maçlarından sonra ‘teknoloji futbolun içine girmeli’ yanlılarının sesi yeniden yükseldi. Tenis, Amerikan futbolu, kriket gibi sporlardan esinlenerek yeni kuralların zarureti üzerine vurgular yapıldı. Oyuncular-teknik direktörler-futbol yöneticileri de bu konuda artık ısrarcı. Yakın zamanda FIFA’nın bundan kaçışı olmayacak. Oyunun aktörleri bu müdaheleyi istiyorsa bana da kabul etmek düşer, karara saygılıyım.
Yine de bu değişiklikler sırasında oyunun ruhunun nasıl korunacağı çok önemli. Bugün ‘Çizgiyi geçti mi geçmedi mi’ye bakacaklar. Yarın ‘Ofsayt mı değil mi’ye (bkz: Arjantin-Meksika), bir sonraki gün kırmızı kartlara, bir sonraki gün ‘Penaltı içeride mi değil mi?’ye... Her tartışmalı pozisyon Lampard’ın şutu ve Tevez’in ofsaytı gibi net mi? İtalya-Slovakya maçında Skrtel’in içeriden çevirdiği top için kim nasıl karar verecek?
Şunu da unutmamak lazım, futbol izleyicisi stada geldiği an kör olur! 2003’te Ümit Karan’ın Adanaspor’a smaçla attığı ve dördüncü hakemin doğru bir şekilde iptal ettirdiği golü hangi Galatasaraylıya sorsanız dördüncü hakemi suçlar (o maçta orta hakemin hatalarından bağımsız olarak okuyun!). Tartışmalı pozisyonlarla ilgili statta bekleme süreci ortamı fena halde gerecektir (özellikle ev sahibi aleyhine çıkacak kararlar). Adama topun çizgiyi geçtiğini kanıtlasan sana iki pozisyon önceki faulü söylecektir. O yüzden teknolojinin hakemleri çok rahatlatacağını iddia etmek havada kalan bir tespit.
Halbuki futbolda en etkili teknoloji takdir-i ilahi! Almanlar 44 yıl beklediler, Lampard’ın pozisyonu kadar açık olmayan bir tartışma için “Yüzde yüz gol” pişkinliğiyle davranan İngilizlerin boynunun bükülmesi için... Arjantin’den o golü yiyen Meksikalıları Kosta Rikalılara sorsanız, size 2007’deki Gold Cup çeyrek finalinde yaşanan kırmızı kart rezaletini anlatırlar. Tottenham’da oynarken 2005’te Carroll’ın içerinden çıkardığı şutun sahibi Pedro Mendes iki yıl sonra Portsmouth formasıyla ManU’lu Vidiç’in kafasını içeriden çevirmiştir mesela...
Evet çok gelenekçi, çok romantik olabilirim ama bu oyun hikâyeleriyle güzel. Bu ‘Oynat Uğurcuğum’ modeli benimsense belki de Beşiktaş tribünlerinin yaratıcı tezahüratı “Pozisyon golmüş Allah belanı versin”i (kötü sözleri iyi kullanma sanatı) duyamayacağız. Bari burada teknolojiye yenilmeyelim...

(bu yazı 29 Haziran 2010'da Radikal'de çıkmıştır)

1 yorum:

recepcan dedi ki...

Tabikide futbolu etkileyen baı faktörler vardır hayatta gerek tribün gerek hava durumu çim top vb. birçok sebep sayabiliriz. Ama futbolu etkileyen en önemli etkende hakem olduğunu hangimiz reddedebilir günümüz futrbolunda heleki dünya kupasında liglerini alt küme maçlarını yöneten hakemlerin kararlarından sonra .İnsanoğlu daima kolaay kaçtı yıllar boyunca kolaylıklar insanı rahatlatmaktan çok hantallaştırdı bana göre bunu teknoloji karşıtlığı olarak ssöylemiyorum fakat şöyle bir gerçek varki bazı şeyler gibi futbolda doğallıklarıyla hatalarıyla güzeldir.Geçenler blatter'in bir açıklamasını okumuştum bu futbola giren teknoloji ile ilgili yanıtı kesin ve netti "hayır" peki ama sebebi neydi futbolun seyir zevki düşer.. Katılmak mantıklı bu görüşe eğerki siz şimdi bu maçta koyarsanız kale içine kameraları ve dev ekrandan da yayınlarsanız maçı ne anlamı kalırki futbolun tamam çok ilkel düşündüğümün farkındayım ben kaçan golden sonra gol diye itiraz edebilmek rakibin bariz penaltısını verilmemesinden sonra gülebillmek öyle bişey yok veya penaltıydı ama kader işte diyebilmek istiyorum. Çünkü futbolu böyle tanıdım . Yazıdada bahsedildiği gibi diyelim teknoloji destekli maçlar yönetiliyo o zman sahada dolaşan iradenin görevi nolcak basket maçları gibi kurulur hakem komitesi onlar karar versin .Çok mu güzel olur böyle? Birde işin şu oyutu var her pozisyondan sonra,her itirazdan sonra tekrar izletilcekmi yoksa tenisteki gibi herkesin 3 hakkımı olcak :) komik. Veya her pozisyon lampardın şutu veya tevez in ofsaytı gibi netmi. komite toplanıp belirsiz pozisyonlarda kapalı oylamayamı gitcek.emaçlar kaç dakka olcak. anlık heyecanlar top bir okalede bir bu kaldede deyimi ne ne olcak . Fifa direnebildiği kadar dirensin zaten her canı yanan takım bundan yakındıkça böyle bir kara çıkcağını düşünmüyorumm.