18 Ocak 2011 Salı

Zapatist Galatasaray


Galatasaray 'da ( taraftarlar arasında ) 'zapatist'bir rüzgar esiyor... 
Hürriyet gazetesinde, Kanat Atkaya'nın 
'sokakta oynar, kaldırımdan destekleriz' 
düşüncesini gerçekten benimseyen, 
destekleyen Galatasaray'lı epeyce vardır; 
keşke, 
Galatasaray, 
zapatist bir ruhu 
hayata geçirebilme imkanını 
doğru bir istikamette kullanabilse 
diye hayal etmek güzel... 
'futbol sadece futbol değil, spor sadece spor değil' 
şiarının 
kayıtsız şartsız hakimiyetini ilan ettiği bugün,
hoyrat Dünya gerçeğini paramparça edebilecek bir hareketi, 
bir duruşu, 
20. yüzyılın ilk senelerinde, 
daha yenilmemiş, 
henüz pes durumu, 
sabit kalemle çizilmemişken, 
o efsane
Ali Sami Yen ruhunu 
yeniden hayata dönüştürebilmek 
keşke mümkün olabilse...
keşke bu dönüşümün fişeğini Galatasaray işaretleyebilse,
hatta,
mümkün olursa 
zapatist bir rüzgarı 
olanca gücüyle üfleyerek doldurabilse, 
estirebilse...
daha çok, futbol taraftarları içinde, Beşiktaş'ın 'Çarşı' grubuna yakıştırabileceğimiz bir rüzgar, 'Zapatist bir rüzgar', Galatasaray'da mümkün olabilse..! 
Galatasaray kurumlarını 
( Lise, Üniversite, GS SK vs...), 
Devlet' in gücünü elinde tutan, 
ve herhangi bir modern demokraside, 
bu gücü, 
sadece, 
hukuk üzerinden kullanabilmesi mümkün olacak 
İktidar'ın, 
Türkiye'de olağan sayılacak 
hışmından koruyabilmek için, 
Galatasaray büyükleri sırasıyla, 
Başbakan'dan özür diliyorlar...
Çünkü en iyi, 
en doğru şekilde 
biliyorlar ki, 
burası, 
İttihat ve Terakki 
geleneğinden 
usullerinden 
yönetilen, 
modern demokrasiyi bir türlü içselleştirememiş, 
tesis edememiş, 
sindirememiş 
bir ülkedir...
İttihat ve Terakki döneminden kalan usullerle, 
dağıtılan ayrıcalıklardan, 
haklardan vareste tutulmak istemeyen Galatasaray için, 
bir çıkış yolu arıyorlar...
(nihayetinde, üst kullanım hakkı dediğimiz şey, veya, oranın şuranın tahsisi için, genel hukuk devleti hükümlerinin değil de, hatır gönül ve ilişkilerin esas olduğu bir sistem. Bilhassa büyük futbol klüplerinin vergi yükümlüklerinden - af ve benzeri İktidar tasarrufları hikmetiyle- kurtulmaları, herhangi bir modern demokraside pek mümkün müdür ? UEFA kriterlerinin yürürlüğe girecek olması da, bu durumun bir tespiti özelliğini taşımıyor mu ? hatta, serbest piyasa usullerinde haksız rekabet sayılacak bir sürü ayrıcalığı, hepimiz, herkes talep etmiyor muyuz..?)
eğer burası, modern demokrasi usullerini içselleştiren, AİHM 'nin 'handyside' kararı ile ilgili içtihatını ( otorite veya çoğunluğu bilhassa rahatsız edebilecek, aykırı düşunceler toplamı için ifade özgürlüğü...) içselleştirmiş bir rejim olsaydı, geçtiğimiz cumartesi günü, GS SK TT Arena' nın açılışında, Başbakan, kendisine yönelik protestolara aldırmaz, bunun demokrasi oyununun kuralları içinde kaldığını bilerek, oraya, şuraya, buraya, tehdit yağdıramaz ve esas, bütün bu işler için, ( TOKİ başkanının itirafları sonrasında - bu işleri bizzat Başbakan' ın talimatı ile sonuçlandırdık sözleri -) kamu soruşturmasına tabi olması gerekirdi...   
Böyle olmadı...
Galatasaray 'dan (yönetenlerden), Zapatist bile değil, hiç olmazsa Ali Sami Yen ruhunu yansıtacak yansıttıkça çoğaltacak bir ışık da çıkmadı...
telaşa bile kapıldılar... 
GS SK başkanı dik bir duruşu sahiplenemedi, istifa etmedi. 
GS SK başkanının istifasını talep eden Galatasaray büyükleri, İttihat ve Terakki geleneğini bugün de sürdüren İktidar ve otoriteyi temsil eden, Başbakan' dan özür dilediler...
Galatasaray heyecanı ile içleri titreyen, yönetilenlerden kaynağını bulup, esebilecek 
Kanat Atkaya'nın tarif ettiği 'sokakta oynar, kaldırımdan destekleriz' şiarlı bir zapatist rüzgar Galatasaray bayrağını dalgalandırır mı ? 
keşke...
hiç olmazsa, geçen yüzyılın başındaki temiz, ideal yüklü, Ali Sami Yen ruhunun 
rüzgarını püfür püfür estirebilmek mümkün olsa ?
öylece, 
imtiyazsız, 
haklarımız ve yükümlüklerimizin sınırları, modern demokrasinin hukuk hükümleri çerçevesinde şekillenecek Türkiye'yi,
GSli, Zapatist, Ali Sami Yen, vs...
hepimiz beklemekteyiz...  
olsun öyle bir Türkiye, 
olsun da, 
yeter ki olsun da...
'sokakta oynar, kaldırımlardan destekleriz'


Bu yazıyı Çağlar Şavkay ağabeyim http://www.ikincigrup.com/ sitesine yazmış. Eline sağlık...

2 yorum:

Selamon dedi ki...

Lisenin bahçesine dönse orada, sokakta oynasa kaldırımda destekleyecek gerçek Galatasaraylı ruhunu paylaşan, Zapataist bir örgütlenmenin esintilerini taşıyan bir grup var aslında Galatasaray tribünlerinde.

İnatla endüstriyel futbola karşı duran, tüm kutuplaştırma çabalarına karşı renklerin kardeşliğini savunan galatasaraylılar var. Tekyumruk taraftar grubunun sitesini bir kontrol etmenizi tavsiye ederim. http://www.tekyumruk.com

Saygılarımla.

marvin dedi ki...

Keşke...
Taraftarda (Ultraslan' da değil) böyle bir rüzgar var ama tamamı iş adamaları oluşan yöneticelerden böyle bir şey beklemek malasef hayalcilik olur.