23 Şubat 2011 Çarşamba

10 Mayıs 1985'ten bir fotograf ve bir Orhun Ene anisi

Cem
Orhun Ene ve Harun Erdenay benim için çok özel iki oyuncuydu. Basketbolcuların cogu zaten efendi adamlardır ama bu ikili hem sahada hem saha disinda ayrı bir zarifti sanki. Orhun ağabeyle ayrıca 'bizden' olması nedeniyle ayrı bir gurur duyarım. Orhun Ene'nin 12 Dev Adam'ın başına geçmesinin ardından soyle bir belge buldum. Tebriklerimi de iletip koyacaktım ama denk gelmedi. Neyse gec oldu ama guc olmadi.... Umarim Orhun Ene Milli Takim'la onemli islere imza atar.
Fotografa gelince; Dunya Liseler Şampiyonası ikincilik kupasini elinde tutan adam da gencligimizin efsanelerinden Besiktasli uzun menzilli uclukcusu Cagatay Cirpicioglu. Yaninda Cem Caniklioglu, Cenk Cimen, Kaan Gedik, Orhun Ene, Altug Eti (diger uc agabeyin adini bulamadik)
Bu arada Orhun Ene'nin bu kadroya giris oykusu de bir hayli ilginc. Onu da degerli diplomat sevgili Cem Kahyaoglu agabey yazmis. Bu yazi burada bitmez bir tik otenizde...

Orhun Ene bizim devrenin en sevilen 3-5 adamindan biridir. 'Efendi' ve 'Yuksek karakterli' sifatlari herhalde bu adam icin yaratilmistir. Eczacibasi alt yapisindan gelmedir. Lise yillarinda da Eczacibasi'nda oynamayi surdurdugu icin, 11. sinifa kadar lise takimina alinmamistir.

118 devresinde benim de okudugum Fen D sinifi, bizim donemlerin Galatasaray genc basket takiminin cekirdegiydi. Sinifta sonradan Besiktas'in gardi olacak Cagatay Cirpicioglu, Galatasaray a takiminda 17 yasinda forma giyen ve ardindan NCAA oynadigi takimin ilk besteki tek beyazi olan Cem Caniklioglu, ayrica Cenk Cimen, Hayri Erdeniz, Kayacan Urganci, Gungor Turkomer vardi. Onlar kulupte oynardi, benim de icinde oldugum iki-uc kisi de anca sinif takiminda yedektik.

11. sinifta, Lise Takimi yine Turkiye sampiyonu olup, Danimarka'da yapilacak liseler arasi dunya sampiyonasina davet edildi. Bizim sinifin yukaridaki isimlerinden bazilari kadrodaydi. Okul koridorlarinda, Orhun Ene'nin de takima alinmasi icin yogun baski olustu. Ama yonetim geri adim atmiyor, Orhun'u lise takimina almiyordu. Eczacibasi'ni birakip Galatasaray'a gelmesi sarti kosuluyordu, Orhun da bunu kabul edemiyordu.

Bir gun Cagatay Koray Mincinoz'un aksam ustu kulupte genc takim antrenmanina beni cagirdigini soyledi. Sasirdim ve cekine cekine gittim. Baktim ki ayrica F sinifindan Ahmet Sadiker ve C sinifindan da Orhun oradaydi. Bizi resmen aslanlarin ortasina attilar. Ben benden muhtemelen iki-uc yas ufak ama on santim kadar uzunlardan ribaundlarda bol bol dayak yedim. Orhun aldigi her topu uzaktan deliksiz atti. "deneme" sanirim bes dakika kadar surdu. Nihayetinde, Galatasaray Lisesi ve kulup idarecileri, Orhun'u bu "secme" sonucunda takima aldilar :)"

3 yorum:

papaver dedi ki...

Eczacılık fakültesinde okurken sağlık kupası düzenlenirdi. Çağatay da Türk Tabiler Birliği'nin takımında oynardı. Karşı takım ne zaman öne geçse, sazı eline alır orta sahadan üçlük yağdırırdı. Vaybe.

Caner Eler dedi ki...

Bener'cim hikayeyi duymuştum, senden okumak çok iyi geldi. Kadrodan kalan isimleri de ben eklemek istedim. Bu harika kadrodan kalan isimler şöyle: "Şafak Işık, Burak Sarıgöllü, Ömer Yalçınkaya, Hakan Şarbat"

Caner Eler

Repras dedi ki...

Bu sıpalar bizden 3 dönem küçüktür. Biz 115, onların çoğu da 118'dir. Bir bahar günü, abileri olarak biz 12'deyiz, alçak tavanlı S.S.Tarcan salonunda biz basket atışıyoruz, tıfıl çocuklar da diğer potada. "Len maç yapalım mı?" deik, bunlar da "Olur Abi" dediler. Kumaş var sıpalarda ama biz ÖSS falanla uğraştığımızdan bunların nasıl iyi basketçiler olduklarını bilmiyoruz daha. Bir tek Ömer varralarında o zamandan adını bildiğimiz ama onu da 2 kişi döve döve durduruz dedik... Hehehe top göstermedi bize bu sıpalar...ben realist bir adam olduğum için 5. dakkada anladım nasıl bir keleğe geldiğimizin ve "abi" olara sinirlenip çocuklara "flagrant foul" yapmak tyerine seyretmeye başladım. Bir süre bizim takımın geri kalanı çocukları dövmeye devam ettiler ama o kadar iyi oynuyorlardı ve o kaxdarsaygılıydılar ki sonunda bizimkiler de pes ettiler.Çocuklar bizi hezimete uğrattılar, teşekkür ettik, derslerimize geri döndük. Kimimiz mühendis, k,mimiz doktor oldu, o sıpalar önce Dünya İkincisi, sonra da göğsümüzü hala kabartan Gas'saraylılar oldular.

Sarper
NB:Bu arada Çağatay GS A Takımı'nda gard oynamıştır BJK'ya geçmeden önce...