14 Mart 2013 Perşembe

'Dai' Greene







Bayramın son günü uzun bir süredir yapmadığım bir şeyi yaptım ve televizyonun başına oturup; bir spor organizasyonunu uzun uzun takip ettim. Bugün sona erecek 2011 Dünya Atletizm Şampiyonası'ndan bahsediyorum... O gün kadınlar bin 500 metrede 'rüzgarın kızı' Tuğba Karademir'le birlikte koşmak kadar kadar erkekler 400 metre engelliyi izlemek de çok büyük keyifti. Büyük Britanya adına yarışan Galli David Greene son metrelerde müthiş bir atak yaparak, Kübalı Javier Culson'ı geçtiğinde Greene hakkında çok bilgim yoktu. Sonra Caner'i (Eler) arayıp hikayesini sordum. Caner yayından boğazı kurumuş, yorgun bir ses tonuyla Greene'in futbolculuk kariyerinden, efsane atlet Colin Jackson'ı da çalıştıran Malcolm Arnold'dan bahsetti. Ama Greene'in madalyasını özel kılan çok daha farklı bir hikayeyi ben anlatmaya çalışayım. Genç takımda bir maçta Real Madrid'e gol atan, idolü Ryan Giggs gibi sol ayağını kullanan (engel atlarken sol ayaklı tekniğinin avantaj sağladığını düşünüyor) Greene, 16 yaşında Swansea City'den profesyonel futbolcu sözleşmesi teklifi almış ama bu teklifi reddetmiş. Gelişme çağında diz kapaklarını etkileyen Osgood-Schlatter hastalığına yakalanan Greene ayrıca o dönemde futbol oynamaktan zevk almamaya başlamış. Hastalık ve kendi deyimiyle 'güvenini parça parça eden' bir antrenör Greene'in kariyerini değiştirmiş. 

BİR SONRAKİ KAREDE HASTANEDEYDİM 

Greene'in spor kariyerinde önündeki en büyük engel, epilepsi yani sara hastalığı. 17 yaşında ilk nöbetini geçiren Greene ilk etapta annesinin "İçki içme. 22.00'dan önce yatakta ol," uyarılarını dinlememiş. "Genç bir delikanlıya hayatın olmasın demek gibi bir şeydi bu," diye o günleri hatırlıyor Greene.... Bir yıl sonra Mallorca tatilinde arkadaşlarıyla takılırken aniden bayılan Greene'in bir dişi kırılmış, suratı yara bere içinde kalmış ve iki gün hastanede yatmış. O Mallorca tatiliyle birlikte atletizmi daha ciddi düşünmeye başlamış Greene. Uzman doktorlar ve ailesinin desteğiyle oldukça zorlu bir yola girmiş. Sara zaman zaman yoklamış Greene'i. 2006 yılında İsveç'in başkenti Göteborg'daki Avrupa Şampiyonası'nın kapanış partisinde olanları Greene'den dinleyelim: "İlk büyük organizasyonumda finale kalamamıştım ama orada olmaktan dolayı çok mutluydum. Kapanış partisinde geç saatlere kadar eğlendik. Bir ara oturduğumu hatırlıyorum. Bir sonraki karede hastanedeydim! Sürekli onlara 'Yarışım nasıl geçti' diye soruyormuşum."

2007 yılına kadar ilaçla yaşayan ve defalarca kriz geçiren Greene atlet hayatının sarayı yeneceğini düşünerek ilacı bırakmaya karar veriyor. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen bu yolu seçen 'David 2010'da Barselona'da Avrupa Şampiyonu olduktan sonra şimdi de Güney Kore'de dünya şampiyonluğuna ulaştı. ABD'li favoriler Angelo Taylor ve Bershawn Jackson'ı geçerek bu dalda Britanya'ya ilk altın madalyayı getirdi. 

Hiç yorum yok: