25 Nisan 2013 Perşembe

Eyjafjallajokull ve Lewandowski




Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Real Madrid'i 4 golle yıkan adam olan Robert Lewandowksi'nin hikayesinde ilginç detaylar dikkatimi çekti..

Babası judocu (Polonya şampiyonu), annesi voleybolcu olan golcü oyuncu, Lech Poznan'da oynarken Nisan 2010'da Genoa'ya giderek sağlık kontrolünden geçiyor. İki-üç gün İtalya'da kalan Polonyalı, Sampdoria derbisini bile tribünden takip ediyor.... Ancak daha sonra Cenova cephesi resmi siteden bir açıklamayla transferden vazgeçtiklerini açıklıyor... (o kararı alan kişi ya kişileri bulup ağzını burnu kırsın Genoalılar :)

Bu olaydan kısa bir süre sonra Lewy için devreye, o dönem Premier Lig'de oynayan Blackburn giriyor..  Lewandowski'nin kulübünü de ikna eden Rovers, detayları konuşmak için milli futbolcuyu İngiltere'ye davet ediyor... İşte o günlerde İzlanda'da faaliyete geçen Eyyaf - yalla - yökl volkanı, uçak seferlerini aksatınca Lewandowksi İngiltere'ye ucamıyor ve transfer de yatıyor....

2010 yılının transfer ayında dortmund 4 milyon 750 bin euroya avrupa futbol tarihinin en iyi transferlerinden birine imza atarken şu an Genoalılar ve Blackburnluler, Lewandowksi'yi uzaktan izlemekle yetiniyor...

19 Nisan 2013 Cuma

Zidane’ın kafası ve Sokrates





2006 Dünya Kupası finalinde Zinedine Zidane’ın, Marco Materazzi’ye attığı kafayı felsefi olarak tartışabilir miyiz? 37 yaşında, genç bir filozof olan Mathias Roux, sorunun yanıtını Socrate en Crampons - Une Introduction Sportive a la Philosophie (Kramponlu Sokrates - Felsefeye Sportif Bir Giriş) adlı kitabında vermiş. 

Abisiyle amatör bir futbol kulübünün kurucusu olan Roux zamanında benzer kitaplarla felsefeye girişte sorun yaşadığı için kendisine ‘Felsefeye giriş nasıl daha kolay ve eğlenceli hale getirilebilir?’ diye sormuş ve çareyi futbolda bulmuş. Roux, kitapta Fransa-İtalya maçın farklı dakikalarındaki pozisyonlardan hareketle felsefenin temel alanlarının temel sorunsallarını ortaya koyup tartışıyor. Bu kitap Tekin Yayınevi tarafından Türkçe’ye çevrildi ve ‘azınlık spor kitapları kulübü’müzün yeni üyesi oldu.



BUNLARI BİLELİM 1: Fransız Jeu (oyun), ‘şaka yapmak’ anlamına gelen Latince ‘Jocus’ kelimesinden geliyor.

BUNLARI BİLELİM 2: Sport (spor) kelimesi ‘eğlenme, gevşeme’ anlamlarına gelen eski-Fransızca ‘desport’ kelimesinden geliyor.